30 Temmuz 2009 Perşembe

Küçük Ayrıntılar





Küçük ayrıntılardır belkide hayatı güzelleştiren. Evet bir vazo çiçek ile hayatımız ahım şahım bir boyutta güzelleşmez belki ama yine de ufacık da olsa katkısı olmaz mı bunların :)

Bak Postacı Geliyor-muş!


Kayseri postanesinden şikayetçiyim ;s Hoş benim şikayetçi olmam kimin umrunda :D Nergisce isimli bilogun yazarın şirin ve düşünceli hanımefendi bana teee Germanylerden tam üç kez posta gönderme girişiminde bulundu :D Ve malesef ki bu üç posta da benim elime ulaşmadı :D Ciddi şüpelerim var postacılara karşı :p Ayıp kardeşim bırakın postalarımı, istiyorum ben onları bana gönderildiler :p Bu ülkede insanlar ne zaman hakkı ile yapacaklar işlerini gerçekten merak ediyorum. Ben görebilecek miyim o günleri, benim çocuklarım mı görecek yoksa onların çocukları mı...

Nergis canım üç girişimde başarısız oldu ama ben onları almış kadar mutlu oldum ve çok teşekkür ediyorum düşündüğün için :D Bağ evinden kurtulup şehire yolum düşerse bende sana posta yollamak istiyorum bakalım o gelecek mi :D

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Bakalım Bakalım Kimler Gelmiş :)


Panele girebilmek için yazmam gereken şifreyi tam sekiz kez yazdım dokuzuncuda doğruyu buldum. İki ay kadar bir sürede biloguna birkez bile girmeyen bilog sahibesi şifresini unutabiliyormuş {evet benim balık hafızam da büyük etken olabilir bu duruma}

Şöyle geçmişe dair birkaç kelam edeyim :p Haziran ayının büyük bir kısmını İstanbul'un tadını çıkartarak geçirdim. Son haftalarını da appam ile İstanbul turu yaparak geçirdim. Yani özetle bir ay okul bitmesine rağmen fazladan kaldım. Şimdi iyi ki öyle yapmışım diyorum :) Temmuz ayının tamamını da oturarak geçirdim :D Evet resmen oturarak kocaman bir ayı tükettim :D

Şimdilerde miskin miskin bağ evinde pinekliyorum, günde ortalama beş dizi izliyorum, bir koltuktan diğerine uzanıyorum. Yaptığım başka hiçbir şey yok sayılır neredeyse :D Geçenlerde ders kitaplarını açtım ve açtığım hız ile tekrar kapattım.

Annem anneannem rahatsızlandığı için iki üç haftadır anneannemlerde kalıyor. Kalmasına kalsın ama akşam yemeği yapma vazifesi benim üzerime düşüyor. Annem her zaman ne yemek yapsam diye düşünür dururdu. Bende bütün umursamazlığım ile amannn yap işte bir şey derdim. Şimdi ben düşünüyorum bugün ne yapsam diye :D Cinnet geçiriyorum hergün :) Ve artık kendi yaptığım yemeklerden midem bulanıyor, yiyemiyorum :D Soğan doğramaktan nefret ediyorum hergün paso iki tane soğan doğruyorum ;s Kendimi umutsuz ev kadınları gibi hissediyorum ;s {yok yok "desperate housewife" dizisindeki hatunlar gibi değil :p onların maşallah pek umutsuz bir yanları yok :D}

Dün çok şükür ve nihayet bağ evine internet geldi :D Annem geçen senelerde bu duruma karşıydı tüm gün bilgisayar başından kalkmayacaksın yok yok internet minternet istemem buraya bik bik diye söyleniyordu. Bu sene annemin evde olmayışı, benim oturduğum yerde kendimi geliştiremeyeceğimi babamın idrak etmesi, çoğu zaman eksikliğin hissedilmesi gibi nedenlerden dolayı artık bağ evinde de internetimiz var :p Ne güzel değil mi :Pp

Bilog yazılarını okumayı, insanların hayatlarına dahil olmayı, yeni şeyler öğrenmeyi, okuduğum bir yazı ile kahkahalara boğulmayı, yeni yeni fotoğraflar görmeyi acayip özledim :D Bu günden itibaren tam zamanlı çalışacağım bu konu üzerinde :D

Bu kadar çene yeter sanırım :))
 
Clicky Web Analytics