
Az önce bitirdim Aşk'ı. Bir kez daha hayran kaldım Elif Şafak'ın kelimelerle oynayışına. Ve elbette roman içinde roman kurgusuna. Mevlana ve Şems'e dair bilgiler edinirken acaba bir sonraki sayfada Ella'ya neler olacak derken buldum kendimi hep ya da tam tersi işte :) Rumi, Şems, Aziz, Çöl Gülü, Dilenci Hasan, Kimya, Baybars, Sarhoş Süleyman, Alaaddin, Kerra ve diğerleri.. Her birinin dünyasına ayrı ayrı giriyor insan. İki gün boyunca düşüremedim kitabı elimden. Evet tamda vize haftasında buluştum kitap ile. Ne olur artık bitsin ve sınavlara çalışayım derken bir yanım, bir yanım ne olur sonu gelmesin bu cümlelerin dedi durdu. Ama kitap bu elbet bitecekti. Sayfalar bitti belki ama okuduklarımın ve gözümün önünde canlananların etkisi bitecek gibi durmuyor :) Kitabı hiç susmaksızın anlatabilir kitap hakkında susmaksızın yazabilirim ama bunu benim yapmama gerek yok sanırım. Okuyanlar ya da okuyacak olanlar anlarlar zaten :p
Kitaptan Alıntılar {Aslında kitapta altı çizili çok satır var ama kısa olanları yazdım şimdilik :) Devamı gelir elbet nasıl olsa}
- "AŞK'ın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde."
- "Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir 'sen' zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir."
- "Şems'e dedim ki: Bak, ipekböceği kozadan çıkarken alın teriyle ördüğü ipeği yırtıp parçalar. Bu yüzden çiftçiler ya ipeği seçerler, ya ipekböceğini. İkisini birden koruyamazlar. Çoğu zaman ipeği kurtarmak için ipekböceğinin canını alırlar. Bir tek ipek mendil için bilir misin yüz ipekböceği can verir?"
- "Cevaplarla nasıl baş edeceğini bilmiyordu. Ne yapacağını bilmediği bir bilgi ne işine yarayacaktı? Ne kadar az bilirsen bilmek istediğin şeyleri, o kadar az incelir derin, incinir, kalbin. O kadar az kanarsın. Böyle bakınca aslında cehalet o kadar da kötü bir şey değildi."
- "Tüm dünyayı sel bassa, ördeğin umrunda olur mu?"
- "Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet 'aşktan önce' ve 'aşktan sonra' aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişisz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!"
- Kırkıncı Kural dedi tane tane konuşarak. 'Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde. '
Dibine Not: Şurada gördüm ki Elif Şafak'ın imza günü varmış. Ve yarın saat 16:30'da İTÜ'de bir panele katılacakmış Elif Şafak. İlgilenen olursa diye yazdım :p