
Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşinmişlar. Sabah kahvalti yaparlarken komşu çamaşirlari asiyormuş. Kadin kocasina ''Bak, çamaşirlari yeterince temiz değil, çamaşir yikamayi bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmiyor.'' demiş. Kocasi ona bakmiş, hiçbir sey söylememiş, kahvaltisina devam etmis. Kadin, komşusunun çamaşir astiğini gördüğü her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşirlarinin tertemiz olduğunu gören kadin cok şaşirmis, bak demis kocasina ''Çamaşir yikamayi öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?''. ''Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim'' diye cevap vermiş kocasi.
Hayatta böyle değil midir? Başkalarini izlerken gördüklerimiz, baktiğimiz pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlidir. Birini eleştirmeden ve hemen yargilamaya davranmadan önce zihin durumumuza bakmak ve ''iyi'' olani görmeye hazir olup olmadiğimizi farketmek güzel bir fikir olabilir.
Bugün mail kutuma düşmüş bu yazı :) Okudum beğendim ve buraya ekledim :)

8 yorum:
Aynı camlı çamaşırlı hikayenin kocasız ama komşu hatunlu halini biliyorum. İnsan içinin temizliği ne kadarsa o kadar temiz görür etrafı da
:) çok hoş.. bi de bi adamın bıyığına kötü bir yağ sürmüşler uyurken, sabah kalktığında ev ne pis kokuyor demiş, sokağa çıkmış, gittiği her yer pis kokuyormuş. en sonunda sinirlenip patlamış ne pis insanlarsınız bea, diye. halbuki kötü kokunun kaynağı kendisiymiş.
önyargı ne illet bi beladır başımızda..
bende beğendim
sonu güzel patladı :D ne çıkcak diye bekliyordum.Evet güzel kıssadan hisseimiş
Çok güzeL bir yazı :)
Farkındalık bu olsa gerek. Önce önümüzde bir pencere olduğunu farketmekten ve bunu kabul etmekten başlamalı işe..
sevdim yahu:D
ben de sevdim :D
Yorum Gönder