Tatilden döndüğümden beri yağmur yağıyor bu şehre.. Ve ben şehrin yağmurlu günlerini hiç sevmiyorum.. Suların biriktiği çukurlar, çamur olan topraklar, onlarca şemsiye, çamur olan pantolan paçaları, insanların telaşı ve sinirlilik hali beni daha da huzursuz yapıyor ben daha da hırçınlaşıyorum.. Bu şehrin yağmurlu günlerini sevmiyorum.. Ve yağmurlu günler bitmek bilmiyor..Son yazının üzerine çok bir şey değişmedi ruh halimde ve bende.
Bir değişiklik annem İstanbul'a geldi :) Geldi bir hafta kadar kaldı ve döndü. Geliş sebebi kızların okullarının başlamaması ve benim evde tek kalamamamdı :D Üç gün tek kalmak için direndim ama sonra Mecidiyeköy civarında yaşanan hırsızlıkları duyunca uyuyamaz oldum :) Dışardan bir ses duyuyorum bir şey oluyor hemen gözlerim açılıyor ve kitlenip kalıyorum :) Sesin geldiği yere bile kalkıp bakamıyordum korkudan :p Neyse babama bu durumu söyleyince sabahına gönderdi annemi :) Annem gezdi dolaştı ve memnun bir şekilde ayrıldı buradan :) Bugün telefonda konuşuyorduk Beşiktaş'a gittim falan filan dedim bana soruyor hemen "metrobüs ile mi" :D Havaalanına metrobüs ile gittik geldik o da alıştı :p Yok anne dedim o tarafa metrobüs yok :) "metro ile mi gittin o zaman" diyor :D Metro metrobüs gibi ulaşım araçlarını sevdi kendisi :))
Bugün Beşiktaş tarafında çamaşır makinesi aradık kızlar ile. Evdeki bozuldu :/ Aldığı bütün suyu altından geri bırakıyordu :D {dibi delinmiş evet evet :p} Kuru temizleme yapmaya çalışıyordu bir nevi :p Neyse bütçemize uygun bir makine bulduk ve aldık :p Ve bugün Beşiktaş denilince çoğu kişi tarafından akla gelen yerlerden birini keşfettim-öğrendim.

Bir de insan topluluğu vardı tabi içerde :) İnsanlar "yarım kilo mantı bir kilo vişneli mekik", "yuvarlak kepeli ekmek 2 tane ve yarım kilo vişneli mekik" , "peynirli bilmemne" , "250gr vişneli mekik" diye siparişlerini söylüyorlardı :) Ben öylesine karışık kuru pasta almak için girmiştim dükkana :D Dedim en kötü ihtimal ekmek alırım :D Bizim burda fırın yokta sanki :p Evet lüzumsuz bir insan olabilirim ama aynı zamanda yeniliğe açığım :p Neyse dedim diğer kuru pastalardan alarak riske atmayım kendimi kötü falan olurlar belki şu vişneli mekik iyi bir şey herhalde ben de ondan alayım :D Yahuu ne yapayım her gelen üç insandan ikisi ondan istedi :p Düz mantık demek ki iyi bir şey dedim ben de gayri ihtiyari :) Ve yarım kilo vişneli mekik istedim birde kızların vitrinde gördüğü ve güzeldir güzeldir dediği çikolatalı kurabiyeden aldım {ne iyi bir ev arkadaşıyım yahu :p} Eğer yanlış görmediysem kurabiyelerin kilosu 8 TL idi sanırsam {bu da bilgi verici ayrıntılı not olsun efenim size :p} Eve gelip ev moduna bürününce vişneli mekik'i tatmak farzdı :D Ve ilk ısırığı alan ben derin bir ımmmmmm sesi çıkarttım :p Böyle acıbadem tadında ama sanki ondan daha güzel enfes bir kurabiye-kek karışımı bir şey :D İçinde belirgin bir badem aroması var :) Dedim kızım böcük bak ne zamandır İstanbuldasın o tükanın önünden milyon kez geçtin ve bu lezzeti farkedemedin :p Özetle yolunuz Beşiktaş'a düşerse 7-8 Hasan Paşa Fırınına uğramayı ve vişenli mekik almayı unutmayın :p Ekşi'yi okuyunca öğrendim ki fırının portakallı kurabiyesi, paskalyası, mantısı ve tarçınlı kurabiyesi de yeme de yanında yat cinsindenmiş benden söylemesi :p Birde kurabiyelerin kese kağıdına konması bende ayrı bir sempati uyandırdı nedense :p Son olarak fırın'ın yeri "kartal heykelinin kanadının ters tarafındaki sokakta sol tarafta" imiş Ekşi'den yaptığım bir alıntı :p Tarif verecek kadar iyi bilmiyorum yerini ama o kartalın olduğu sokaklardan birinde :p Neyse bu yazı da burada son bulur sevgili okur :p
Son olarak farkettim de ruh halim cidden vahim :D Yazıya nasıl başlamışım yazıyı nasıl bitirmişim :p Başlık da dinlediğim Nil şarkısından alıntı :p Allah'ım sen benim aklımı fikrimi koru :p {var mı ki yahuu :p}

12 yorum:
canim cekti:)
bir önceki yazını görmemiştim çok üzüldüm ben de allah yardım etsin, eşim de hergün beşiktaşta şu fırına göndereyim bi nasılmış sağol canım
hahha harıka olmus yahu :))) fırının yer tarıfı özellıkle muntazam kartalın sol kanadının bılmem neresınden gır ora :D:D kurabıye pasta börek duskunu olmadıgımdan pek ılgımı cekmedı :D kısmayın nabıım ama anlatım gusell tebrık eddım ıcımden ıcımden mılyon kere senı :D
haksızlık etme çok tatlı bir post olmuş bu bir solukta okudum yüzümden tebessüm hiç eksik olmadı.Canım da feci şekilde taze kurupasta çekti :D afiyet şeker olsun sizeyolum ta oralara düşmez ama insan oğlu ne zaman nerede kiminle olacağı belli olmuyor gün olur da denk gelirsem vişneli mekikden deniycem :D
ımm mis gibi koktu:))
oo böcüküm nerdeydin :)) çok güzel yazmışsın niye öyle diyon. ayy çok istedim o mekikten, bak ben de doğma büyüme istanbulluyum bilmiodum 7-8 hasanpaşa fırınını. demek ki neymiş, ilk fırsatta oraya gidiyormuşum :)
moralin de düzelsin artık hadi, her şey geçiyor hayatta, hem ömür kısa, bunlarla israf etme kendini. o geçen yazındaki şey bizim de başımıza geldi geçenlerde, en ürperticisinden. ama naparsın, cana gelmesin. imtihan dünyası.
sana mutluluk yakışır :))
mail kontrol canim:)
evde yalnız kalamamak gibi kötü bir durum bende de var. Allahtan babacığın dayanamamış ta hemen anneni yollayıvermiş sana. hem annenen de değişiklik olmuştur. beşiktaştaki şu fırından haberi yoktu. yolum düşerse özellikle arıycam.
keyfinin yerine gelmesine sevindim canım anneler bitane annen gelmiş ya iyi olmuş moral depolamışsın belliki :) vişneli mekik tavsiyeni de ilk fırsatta dikkate alıcam yolum düştüğünde.
BİRİ VİŞNELİ MEKİK Mİ DEDİ?
BAYILIRIM...
vişneli mekik...ımmm..öyle bi betimlemişsin ki sen anlatırkenn sankii tadıı ağzıma geldii :) çok merak ettimm tadını :) istanbula gittiğimde deneyeceğimdir :) böcükkkk :)
yeni adresim gayyor.blogspot.com
Yorum Gönder