05 Haziran 2009 Cuma

Bardak Takıntısı


Temiz bardakları dolaba yerleştirirken farkettimde sedece şahsıma ait toplamda altı bardak {ya da kupa her neyse işte :p} var evde. Bir tanesi neyime yetmiyordu anlamadım gitti :D Bilmediğim bir bardak takıntım varmış :p

Etli Taze Fasülye :D


Markette fasülye seçen bayanlara özenip eline poşeti aldığı gibi fasülye seçmeye başlayan kaç insan vardır :p Yok birde öyle bir fasülye seçiyorum ki :D Elime aldığım bütün fasülyenin elini yüzünü inceliyorum :D Birde iki kişilik yemek için ne kadar fasülye almak lazım bilmiyordum :D Ha bire poşete bakıyor yeter mi acaba diyen içsese yok yok diyorum :D Yanımdaki bayan durumu farketmiş olmalı ki "öğrencisin galiba" dedi :) Ben hönk diye kaldım :D Sonra bana kaç kişilik yemek yapacaksın diye sordu :p İki kişi için yarım kilo fasülye kafi gelirmiş bunu öğrendim bilog :D Birde sağolsun teyze kendi nasıl pişirdiğini anlattı bana markette sebze reyonunda ayaküstü taze fasülye tarifi aldım şaka maka :p Evet sevgili okuyucu sende eğer markette salak salak fasülye seçen birini görürsen anla ki o ilk kez fasülye pişirecek biridir :p Acemi kişinin yanına yanaş ve tarif ver :D Valla duacın olur benden söylemesi :Pp

Yarım soğan, domates salçası, biber salçası, bir tane kesme şeker, kuşbaşı et, yağ, baharat falan filan eklenerek hazırlanan doğaçlama bir yemek oldu işte :D

03 Haziran 2009 Çarşamba

Sağlık Olsun :p

Sağlık sektörü hakkında zerre bilgiye sahip değilim. SSK ile Bağ-Kur arasındaki farkı bilmem, sorsalar ben hangisiliyim onu da bilmem. Babam emekli olunca onun şeysinden ben de yararlanıyormuşum yeni öğrendim. {babam neyli onu da bilmiyorum ama :D} Hastaneden sıra nasıl alınır, hastaneye gidince ilk nereye gidilir , dosya nasıl çıkartılır falan filan bilmem hiç. Bilmiyorum çünkü hastaneye hep fenalaşınca gittiğim için o kısımları görmek duymak kısmet olmuyor. Ve birde zaten gidince direk tanıdık doktorun odasına gidiliyor. Neyse böyle evden uzak olunca en çok kokrtuğum şeylerden biri yatağa düşüp kalkamamak ve hastaneye gitmek zorunda kalmaktı. Korkuyorum çünkü burdaki hastaneler hakkında bir gıdım bilgiye sahip değilim. Şimdi iyi hastane var kötü hastane var.

Geçen sene yurtta fenalaşınca yakın diye Çevre Hastanesine götürmüştü beni yurttakiler. Doktor kişisi beni muayene etti bir antibiyotik birde ağrı kesici verdi. Ama ben öyle fena bir haldeyim ki imkanı yok onlar beni iğleştirsin ki öyle de oldu zaten :D Kayseriye gidince o ağrıların aslında bilmem ne bilmem ne olduğu çıkmıştı ortaya. Yok özel diyorsun gidiyorsun yine sallamıyorlar. Birde yine bir özele gitmiştim ismini hatırlamıyorum ama midem ağrıyor nasıl bana dedikleri strestendir. Yahu bi ultrasyonda ney baksaydın be doktor dedim içimden :/ Sonra gastrit çıkmıştı başka bir yerde :D

Neyse son zamanlarda bende felaket bir baş dönmesi mevcut. Böyle sanki ben sabit kalıyorum çevremdeki her şey dönüyor. Başımı kopartıp atmak istiyorum bana ağırlık yapıyor resmen :/ Tabi bu bulantı da yapıyor. Otobüs, araba vapur gibi araçlara binmek bana işkence haline geliyor. Ağrı kesici alıyorum sonra araştırınca fazla ağrı kesicinin de baş ağrısı yapacağını öğreniyorum :/ Gidecek hastane bulamıyorum kendime İstanbul'da :/ Çevre Hastanesi tecrübesinden sonra özellerden bile tırsıyorum burda. Dün hastanelerin sitelerine bakmaya başladım. Şişli Etfal'e baktım ilk yakın diye :D E-randevu alınabiliyormuş vayy be dedim bütün cahilliğim ile :p Almaya kalkıştım cıks beceremedim. Şimdi şöyle bir ekran çıkıyor karşıma.


Bu 1.oda ile 2.oda arasındaki fark nedir? Neye göre hangisinden alacağım ben? Bu soruların cevabını bulamadım :p Neyse birine tıkladım öylesine yedi gün sonrası için boş yer varmış :D Yedi gün beklemekten ben ölürüm artık bu ağrı ile :D Sonra dikkatimi şey çekti randevular yedişer dakika ara ile veriliyor. Bildiğin yedi dakika. Yahu bu yedi dakika sırf benim sorunu anlatmama gider zaten :P O yedi dakika neyin nesi bilen var mıdır?

Dedim böyle olmayacak araştırmalar sonucu Türkiye Hastanesinde karar kıldım. Ama orda da bir sorun çıktı. Şöyle ki :p Sitede şu yazıyor "Türkiye Hastanesi Nöroloji Ünitesi’nde poliklinik hizmetleri, hafta içi 08:30-17:30 Cumartesi günleri 08:30-12:30 saatleri arasında verilmektedir." Doktorun çalışma saatlerine bakıyorum 10:30-16:30. Şimdi ben doktorun çalışma saati dışında gidersem ne olacak?

Çok cahil hissettim kendimi bilog :D Var mıdır bu konuda beni aydınlatacak biri acep :p

Dibine Not: Baş ağrısı, baş dönmesi gibi konulara nöroloji bakarmış bunu da dün araştırmalarım sonucu öğrendim :p Beyin cerrahisinden randevu almayı düşünüyordum oysa ki ben :D

01 Haziran 2009 Pazartesi

İstiklal'in İncisi

Profiterol sever misiniz? Peki hiç İnci Pastanesi'nin profiterolünü denediniz mi?

İnci Pastanesi'nin varlığını bu seneye kadar duymamıştım. Zaten İstiklal'i ve onun karmaşasını pek sevmiyorum dolayısıyla duymamam mümkün. Bir arkadaşım "Eğer İnci'de profiterol yemediysen profiterol yedim dememeli" diye bir cümle sarfetmişti bir konuşma arasında. O günden beri aklımdaydı İnci'nin profiterolünü denemek ama bir türlü denk gelmemişti. Geçenlerde başka bir arkadaşım ile İstiklal'de buluşup o günlerde açık olan bir sergiyi gezdik sonra yemekti falan derken sıra tatlı yemeye gelince "İnci Pastanesi'ni biliyor musun? Ben çok merak ediyorum ne dersin oraya gidelim mi dedi" arkadaşım :) Oyy ben bunu duydum ne biçim sevindim :)

Öyle albenili janjanlı bir mekan beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Küçük eski tarihi bir dükkan. İçeri girince sol tarafınızda tezgahın üzerinde on on beş tabak profiterol var. Alınan her tabağın yerine tezgahın arkasındaki usta bir yenisini ekliyor. Sol tarafta ise beş altı tane masa ve oturaklar var. Ücretini ödeyip {bilgi verici not olsun porsiyon 5 TL} tabağını alan o masalardan birine geçip oturuyor tatlısını yiyor ve ayakta bekleyenlere yer vermek adına yanındaki kişi ile konuşma faslını kısa tutuyor :) Arzu ederseniz tatlınıza buz gibi bir limonata da eşlik ediyor.

Hazır profiterolleri çok seven biri değilim. Bazı yerlerde hamur pişmemiş oluyor, bazı yerlerde krema adına bir şey görülmüyor, bazı yerlerde çikolata sosu iğrenç oluyor falan filan :p Ama İnci'de yediğim cidden dört dörtlüktü tavsiye ederim yolu düşenlere :))

görsel

Çocukluğa Özlem


Çocuklar arasına karışmak onlardan farksız olmak istiyorum

İp atlamak bir mahalle arasında ya da yakan top oynamak belki de


Apartmanın önündeki merdivende oturup çekirdek çitlemek onlarla ve laflamak öylesine

Büyük insanların dünyasından sıyrılmak istiyorum bugün


Çocuklarla olayım onlardan farksız olayım

Onlar gibi masumca gülümseyeyim ve hayatı tiye alayım


Olmaz mı?

24 Mayıs 2009 Pazar

Patatesli Çerkez Mantısı


Ve evet bunu da yaptık sonunda :D Yaptık ve üstesinden geldik mi demeliyim yoksa :p Eve geç gelip yemek yapmaya üşenince genelde dışardan yemeye başladık son zamanlarda. Bugünde dışardan bir şeyler isteyecektik sonra yahu biz yurt hayatından niye sıkıldık ki geçen sene demiyor muyduk ev yemeği istiyoruz bilmem ne :p Sonra düşünmeye başladık ne yapsak ne yapsak diye ve iki kayserili mantı yapalım hadi dedik :D Öyle kolay bir yemek de seçmedik kendimize :p Gerçi normal etli mantı değil çünkü şimdi onu küçük küçük doldurmak falan lazım birde onun hamurunu açmak falan zor iş :p Bizde çerkez mantısı olarak bilinen patatesli mantı yapmaya kalkıştık :D

3 su bardağı un, 1 yumurta, 1 çay kaşığı tuz ve su ile bir hamur yoğurduk :D Sonra iki parçaya ayırıp onları açtık :D Yukardaki fotoğrafta açılmış kare bir hamur görüyorsunuz ama aslında o kare değil :p Yuvarlak hayal edin siz onu :p Normalde öyle olur ya hani :D Sonra bu hamuru yuvarlak kesip içlerini haşlayıp baharatladığımız patates ile doldurduk :p Sıcak suda haşlayıp tereyağ ve salça ile yemeye hazır hale getirdik :p

Tadı mı ımm elbette güzel oldu :D

Horoz Çiçeği


Bu çiçeğin {ya da bitki mi demeliyim} adı neydi hiç bilmiyorum ama çocukken parklarda falan görünce hemen kopartırdım. Çiçeğin yapraklarını tek tek kopartır sonrada o yaprakları dibinden birazcık ayırırdım. Dibindeki yapışkan yapı sayesinde burnuma alnıma yapıştırırdım o yaprakları. Horoza benzedim ben diye mutlu mutlu dolanırdım ortalarda :) Bunu yapan başka çocuklar var mıydı bilmiyorum :))

Çocukça mutluluklarımı geri istiyorum :/

17 Mayıs 2009 Pazar

Anket Doldurtmaca ve Siyasi Yelpaze


Okulda bize zilyon tane anket doldurtuyorlar. Yok türk dili bölümü anketi, yok okul çalışanları memnuniyet anketi, yok öğretim elemanları değerlendirme anketi. Gerçi bu anketlerin tek iyi yanı hoca gözetiminde ders saatinde doldurtuluyor olması :p Ders kaynıyor iyi oluyor ama ya şu sıcak günlerde :D (eşşek kadar oldum hala ders kaynıyor diye seviniyorum :p hocalar haklı bizde hala üniversiteli öğrenci zihniyeti yoook :p aman be kimde var sanki peeeh :s) Geçen gün 1.sınıflar için uygulanmaya başlanan yeni sistem (ki ben o sistemi bulanı bir bulabilsem gözlerinden öpüücem ama neyse :s) hakkında bir anket doldurmamız istendi. Girdik dolduruyoruz falan şu yukardaki 6.soruya gelince herkes şakkadanak kaldı. (şakkadanak derken ne demek istedim valla bilmiyorum ama değişik bir anlam verdi cümleye :p) Yahu sanane siyasi yelpazede kendimi nereye yerleştirdiğimden ;s Belki o cetvelde bir yerim bile yok benim hıı ;s Yapma canım okulum gözünü seveyim bana böyle şeylerle gelme birdaha :p Sinirlendim şu devamındaki 7.sorunun bütün şıklarını çok daha kötü diye işaretledim çevremdekileri de o şıkkı işaretleme konusunda ayarttım nihaha :p
 
Clicky Web Analytics